Samsara…

Standard

Biri bana “Yapmaya devam et ve hayatın güzel sürprizleri gelecek, göreceksin” dedi.

Devam et dediği şey bir nefes egzersizi.

Nefes alıp veriyorsun, hergün, her an yapmaya alıştığın gibi. Ama hergün yapmadığın şey, bunu farkındalıkla yapmak.  Ciğerlerini dolduran havanın burnundan bedeninin derinliklerine uzanan yolu boyunca ona refakat etmek, dışarı çıkarken onunla birlikte aynı yoldan dönmek. İçimize yolculuğun belki de en kolay yolu bu… Her an yaptığımız ama otomatiğe bağladığımız, bizi hayatın kendisine bağlayan ama bizden  yeterince özen görmeyen NEFES…

Nefes beklenen anlamda bana sürprizler getirir mi, bilmiyorum… Ama yoga gibi bana getirdiği bir hediye var: Sadelik. Anda olmak, anda kalmak, geçmişten gelen ve gündelik tüm yüklerden sırtımı kurtarıp, dikleştiren bu iki şey, nefes ve yoga, beni sadeleştiriyor. Köpük köpük zihnimi sarmış düşünceleri berrak bir su gibi durulayıp, belki de bebek tazeliğine geri döndürüyor.

Kolay şey değil sadelik… Üzerimize katman katman giydirilmiş kimlikler, statüler, öğretiler varken, çırılçıplak soyunup, o hale alışabilmek, o halde kalabilmek inanılmaz bir güç istiyor. Gücün adı nefes. Bize verilmiş en büyük hediye. Ölümle aramızdaki incecik çizgi; oysa hiç ölmeyecekmişiz gibi onu hafife alıyoruz. Hiç kaybetmeyeceğimizi düşündüğümüz sevdiklerimize zaman zaman davranmaktan çekinmediğimiz gibi ona da hoyratça davranıp, ilgisizlikle yaklaşıyoruz.

Nefesimi dinleyip, ona hak ettiği ilgiyi vermeyi denedim. Nefesimi hissedip, anın basitliği ve mutlaklığı ile başbaşa kalmaya çalıştım. Yapamadım.  Bir nefes, iki nefes, bilemedin üç tamam da, sonrasında zihnim kurbağa gibi oradan oraya zıplamaya başladı. “Bu işlerin durumu ne olacak? Dışarıdaki rüzgar da ne, fırtına mı geliyor? Dizim ağrıyor, nasıl incittim acaba? Karnım acıktı. Kalbim kırık.”  Gibi onlarca düşünce zihnimi istila etti ve benim nefesle olan randevumu sabote etti. Hoooop gitti sadelik, geldi düğüm düğüm olmuş  hayat  yumağı; çöz çözebilirsen.

Benden spirituellik yolunda bir halt çıkmaz diyecekken aklıma daha geçen hafta izlediğim bir film geldi. Adı Samsara.

Film 5 yaşından beri tapınakta yaşayan ve son 3 yılını bir mağarada tek başına, dünyevi herşeyden uzaklaşmak üzere meditasyon yaparak geçiren genç bir budist rahibin öyküsünü anlatıyor. Gel gör ki, mağaradan çıkarıldığı gün bir kutlamada bebeğini emziren bir kadının gögsünü  görünce, dünyevi arzulardan  arınmak için verdiği tüm uğraş boşa gidiyor. Sevişmek, hep sevişmek uğruna tapınağı terk ediyor.

Bir damla suyun buharlaşmasını nasıl önlersin?”sorusuna “O damlayı denize atarak” önergesiyle cevap veren bir film bu.

Hepimiz birer damlayız. Belki de birbirimize karışarak  büyüyoruz, gelişiyoruz  ve buhar olup uçmaktan alıkoyuyoruz kendimizi. Ama belki de buhar olup uçmanın hafifliğini kaçırıyoruz bu yüzden.

Benim şu nefese hakim olamama, henüz sadeleşme yolunda çok acemi çaylak olma durumum son derece insani. Yani ben öyle olduğuna karar verdim. Budist rahip bile baş koyduğu yoldan anlık bir tutku ile çıkabiliyorsa, ben 3-5 soruyla nefes hakimiyetimi kaybetmişim ne yazarJ

Bu arada Samsara Sanskritçede ruhun değişik dönüşüm aşamalarından geçmesi anlamına geliyormuş. İnsanın aydinlanmaya ulasincaya kadar yasadigi farkli varolus bicimlerini bir sözcüğe sığdırmışlar. Ne sihirli bir sözcük…

Nefesten girip Samsara’dan çıkmayı beklemiyordum bu yazıda. Ama yazmanın en güzel yanı bu benim için: Bir sonraki kelimem ve cümlem hep sürpriz bana… Belki de yazının başında bahsettiğim, nefesle bana gelecek olduğu rivayet edilen  hayatın güzel süprizlerinden biridir bu da… Sürprizin büyüğü küçüğü olmaz, hayatın elinden sunulan her türlü hediyeye kapım açık…

Daha da uzatıp, bambaşka kıyılardan çıkmadan: Nefesiniz derin, samsaranız daim olsun…

 

samsara

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s