Tersim ters…

Standard

İlham karaborsa olunca, kağıt kalem öksüz kalıyormuş.

Evet, başıma gelen bu: Ya-za-mı-yo-rum.

İçime bakıyorum, bir olta atsam, oradakileri tutup, kağıdın üzerine çıkarsam diye; BOMBOŞ. 

Her şey kötü gidince, benim içim sus pus oluyor. Hayat tatsız şeyler bağırınca, ben geri bağıramıyorum.  Dilim tutuluyor. Kalbim atmıyor, ellerim yazmıyor.

İşte bu halde, yogaya gittim. O koca stüdyoda minicik halimi hissedip, bedenimi bu tutukluk halinden kurtarmak, boş içimi dinlemek için. Sadece eğitmenin talimatlarına uyup, aşağı, yukarı, sağa, sola hareket ederken, içimde birikmeye başlayan gözyaşlarını hissederek akışa uydum. Bir yandan “neden olmuyor, neden akmıyor artık hayat, neden bu terslikler?” diye düşünürken, hiç yapamadığım, daha doğrusu korkudan yapmaya yeltenmediğim başüstü duruş pozu çıktı karşıma. Denemeye niyetim yoktu aslında. Ama birden deneyesim geldi, herşey tersken neden ben de ters durmayım ki? Hayatım baş aşağı olmuşken, bedenim de uyum sağlar belki derken; koydum kolları yere, yerleştirdim kafamı arasına, ilerlettim bedenimi başımın üzerine doğru ve bıraktım: ne olacaksa olsun….

Yaptım. Tüm gövdemi başımın üzerinde kaldırdım ve öylece durdum. Dünyaya tersten baktım. Bildiğin kafaüstü duruyorum, 36 yıldır ayaküstü durmaya alışmış bedenimi kafamın küçük bir alanının üzerinde taşıyorum. Amanin yaptım işte!!! Ve gördüm:

head Dünyaya tersten bakınca, ters olan şeyler düz gözükmüyormuş. Ama insan yapamayacağını düşündüğü bir şeyi yapınca, kaybettiğini düşünmeye başladığı güven usul usul geri geliyormuş.

İlla düz olmak gerekmiyormuş.

İnsan korkuları bir anlık cesaretle yenebiliyormuş.

 Herşey berbat giderken, kafada “Batsın bu dünya” çalarken, binbir türlü küfür hazırda  beklerken, olağan dışı    bir adım tıkanıklığa iyi geliyormuş.

Dünyaya tersten bakmak çok iyi geldi bana. Deneyin! İlla başınızın üzerinde durun demiyorum. (Hatta sakın nasıl yapılacağını bilmeden, denemeyin) Ama yapmadığınız, yapmaya yeltenmediğiniz bir şey yapın. Siz de hayatı şaşırtın.

Kendinizi şaşırtın!

Not: Bu yeni hayat duruşumdan çevrem şikayetçi. Evde, ofiste her an kafayı yere koyup, ters durasım geliyor:-) Kocam “aman iyi ki, kırk yılın başı bedensel bir şey başardı, yandık artık” bakışları fırlatıyor, Dafne beni öyle görünce korkuyor… Hayat denen şey de kulağıma fısıldıyor: “Bunun da cılkını çıkarma”….

Hevesimi alayım, düze çıkıcam:-) Her anlamda, inşallah….

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s