MEA CULPA!

Standard

Dafne koşmayı, oynamayı, renkleri, sayıları öğreniyor; ben de hayatı… Öğrenmenin gerçekten yaşı yok.

İlkokulda “Hayat Bilgisi” diye bir ders vardı; ne öğretirlerdi o derste? Bugün düşündüm, düşündüm aklıma gelmedi.  Pek de hayatla ilgisi yoktu sanırım, ismi hayatı barındırsa da… Çiçek, böcek mi öğretirlerdi, neydi sahi?

Sonra büyüdükçe başka dersler girdi hayatımıza. İnkilap tarihi… O kadar öğrendik, benimsedik, sonra dini ellerine bayrak olarak almış, haçlı seferi gibi ülkemizi saran Atatürk karşıtları geldi; eee noldu bizim bildiklerimize, sevdiklerimize, her sabah okul bahçesinde söylediğimiz İstiklal Marşına, 23 Nisanlarda okuduğumuz Atatürk şiirlerine? Neyse ki kalbimize kazınmış da, halkın yarısı gibi oynak olmadık, cahillikten ya da çıkarlar uğruna ilkelerimizden şaşmadık.  Dafne okulda bu dersi okuyamayacak büyük ihtimalle ama evinde hep bahsedilecek, o da öğrenecek.

Üniversitede Psikoloji dersi vardı; şöyle şöyle olursa budur tarzından teşhisleri de taşırdı içinde. Yaşadıkça gördük ki, insan psikolojisi formüllere sığmayacak kadar büyük ve tahmin edilemez cinsten. Kendimizde görmedik mi çılgın tepkileri, düşülen çaresizlikleri. Hangi mutsuzluk ne teşhise gider ki?

Diyeceğim şudur ki, bize okutulan dersler değil, günlük hayatın içinde yaşadıklarımızdır bizim en büyük derslerimiz. Hayat okulu diye bir şey var gerçekten ve hepimiz istisnasız öğrencileriyiz. Üstelik bir ömür boyu.

Bu derste herkesin öğrendiği değerli değerli bilgiler vardır elbet. Ama ben bu yazımda benim için en değerli olanı paylaşacağım.  En benimsediğim, hayatımın bir parçası haline getirdiğim dolayısıyla “uygulamalı” bir ders: Sorumluluk alma dersi.

Öyle bir kedinin sorumluluğunu almak, bir işin sorumluluğu falan gibi birşeyden bahsetmiyorum. İnsanın hareketlerinin, yaptığı herşeyin sorumluluğunu alması; sonucu ne olursa olsun arkasında durmasından bahsediyorum.

Yine Stefano D’anna’yı anacağım. Çünkü ilk ondan duymuştum bu konuyu. “Hayatta yaptığınız herşeyin sorumluluğunu almalısınız, yoksa doğru yolları bulamazsınız” derdi. Bir bardak mı kırdınız? Çocukken eminim kolayca başkasına parmak uzatabilirdiniz.Ya şimdi? Ben kırdım diyebiliyor musunuz? “Ben kırdım, sonucu neyse üstlenmeye hazırım.”

Bardak temsili bir örnek tabii ki. Akıp giden zamanda çok daha derin örnekler çoğalıyor hergün hayatımızda. Bilmeden yada bilerek hareketlerimizin, davranış şekillerimizin sorumluluğunu üstlenmiyorsak, bu hayattan kaçıyor olduğumuzun aslında bir numaralı kanıtı. Stefano çeşitli örnekler vermişti: birşeyin sorumluluğu almamak adına bilinçsizce kendini hasta edenlere kadar uzayan düzinelerce örnek…

 Ağzımızdan çıkan ağır sözlerin, kırdığımız kalplerin, dahası yaptığımız seçimlerin sorumluluğunu almak öyle basit bir şey değil belki ama insan bunu öğrendi mi,  hayatı daha kolay sırtlayıp götürebiliyor. O beni üzdü, o yüzden de ben şöyle dedim. Bu seçim hayatımı berbat etti ama aslında ben ötekini seçecekken bilmemkim bana bunu seç dedi, ben o yuzden bunu seçtim. Benim suçum yok. O zaman hiçbirimiz suçlu değiliz. Hep başkaları, başka durumlar, başka parmaklar suçlu. Oysa hayat kendi hayatımız.Direksiyonu bizim elimizde, o zaman ilk kendi ellerimize bakmamız gerekmez mi?

Suç demiyorum. Sorumluluk diyorum. Bu sözü ben söyledim, bu seçimi ben yaptım, bugün ben sağdan uyandım, bu yolu ben yürüdüm. Sen yada siz değil; BEN!

Hayatta insanın kendini anlaması bence buradan geçiyor. Bunu öğrenip, alışkanlık haline getirmedikçe de sahte hayatlar, sahte ilişkiler, sahte yollar bizi bekliyor. Ve o zaman sadece şikayet edip, dünyayı suçluyoruz. Oysa sorumluluklarımızdan kaçma varoluş nedenimizi unutmakla eşdeğer. Bizler hata yaparak öğreniyoruz, gelişiyoruz. Kabullenmeme bizi büyümekten, ilerlemekten alıkoyar; hayatımızda ve içimizde büyük bölünmelere yol açar. Oysa kabullenme bizi özgürleştirir, önümüze yeni yollar, ruhumuza pencereler açar.

Dafne’ye hayat ile ilgili vermek istediğim birinci ders budur.

Tanrılar Okulu kitabında yazdığı haliyle: “Herşeyde kendine bak, başına ne gelirse gelsin kendini sorumlu tut. Tüm sırların sırrı MEA CULPA’dır.”

 

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s