RUHUMUZUN DERİN DONDURUCUSU…

Standard

Az önce yogadan çıktım. Aşağı bakan köpek, yukarı bakan kobra derken, Pınar nereye bakar, şaşırdım, sonunda gözlerimi kapattım ve yine içerilere baktım. Ben yoga yaparken ağlıyorum. Yani bildiğin gözyaşları içinde yapıyorum hareketleri. Önceleri bunun çok saçma bir durum olduğunu düşünüp, gözyaşlarımı çaktırmadan silmeye çalışıyordum. Faydası olduğu söylenemez gerçi, çünkü Japon çizgi filmlerindeki küçük kız karakterlerinin çizgi gözlerinden iki yana fışkıran yaşlar gibi akıyor gözyaşlarım. Engel olamıyorum. Sonra yoga hocalarımdan biri dedi ki “Tutma kendini, omurlarının arası açıldıkça, sıkışmış üzüntüler açığa çıkıyor. Bu bir nevi iyileşme.” O gün bugündür koyverdim gitti.

Bugünkü hocam şöyle dedi “İnsanlar buzdolabına hatta derin dondurucuya kaldırıyorlar o anda yaşamaya çekindikleri duyguları. Uzun bir süre saklı tutuyorlar. Yoga izin verirsen bunları çözüyor, senin bunları yaşayıp, arkanda bırakmanı sağlıyor.” Valla, belli ki benim derin dondurucu tıkabasa doluymuş. Eğil gözyaşı, bacakları kaldır gözyaşı, savaşçı pozu gözyaşı,  bitmek bilmedi kaç derstir…. Ama seviniyorum bu duruma. Çünkü her seferinde bir hafifleme ve tınlamayan, tok bir boşluk hissi geliyor ve günlük hayatın içine döndüğümde o hal beni takip ediyor.

Eve gidiyorum. Dafne ile muhteşem bir mutluluk seansı yaşıyorum. O bir köşeden diğer köşeye koştukça, ara ara bana bakıp sevinç çığlıkları attıkça, yeni bir terapinin içinde buluyorum kendimi.

Çocuklar, özellikle bebekler, ne kadar işlenmemiş, ne kadar saflar. Bazen hepimizin bir zamanlar çocuk olduğumuz gerçeğine inanamıyorum çünkü insan bugünlere gelen yolda her adımda birşeylerini yitiriyor, birşeyleri unutuyor sanki. Hocam Stefano D’anna eğitim hakkında şöyle derdi “Eğitim, birşeyler öğretmek değil, zaten bildiğin ama unuttuğunu hatırlatmaktır.”

Çocuklar biliyor sanki…  Ve biz de unutmaları ve bizim gibi olmaları için herşeyi yapıyoruz. Egoları alınmış anne baba var mıdır çocuğunu gerçekten kendi halinde bırakıp, kodlamayacak? Bir toplum var mıdır ki yeni beyinlere ve ruhlara “bizim kuralımız bu, uyulacak!”ı dayatmayacak, uymayanı ayıplamayacak?

Marx, komunizm fikrini oryaya attığında “Bu bir ütopyadır” demiş. Ben de bu yazdıklarımın mümkün olmadığı gerçeğini kabulleniyorum. Ancak yine de elimden geleni yapmaya çabalamak istiyorum. Dafne’nin kendi istediği şekilde kök salmasını yada salmamasını, istediği yönde büyümesini, mümkün olursa unutmamasını sağlamak istiyorum. Bunları yapabilecek yetkinlikte miyim bilmiyorum ama hersey niyetten başlıyorsa, bir şansım var demektir.

Gittiğim bir seminerde, ebeveynlerin hayatımızdaki travmaların en birinci mimarları olduğunu günyüzü gibi görmüştüm. Bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde temellerimize istenmeyen çerçöp sokmuşlar ve  üzerinden 30-40 yıl geçse de, ruhumuzun ufak bir rüzgarla bile sarsılmasına sebep olabiliyor bu durum.

Şimdi bir bebeğin hayatının geçici sorumluluğunu tüm benliğimde taşırken, aynı hataya düşmemek için sık sık farkındalığımı kontrol ediyorum. “Hayır” derken haklı bir hayır mı diyorum, yoksa “patron benim” tadında bir “hayır” mı? Düştüğünde kaldırmadığımda doğru mu yapıyorum? Ve daha yüzlerce soru çoğaldıkça çoğalıyor içimde. Doğruyu bulmak mümkün değil çünkü doğru diye bir şey olmasa gerek. Doğrular da bize öğretilmiş şeyler değil mi sonuçta?

O yüzden hislerime güvenmeye çalışıyorum….

Umarım hislerim beni yanıltmaz da, ileride  Dafne’nin derin dondurucusu içine koyacak bir şey olmadığından otomatikman devre dışı kalır….

Ve umarım bildiğini bizim kadar unutmayan, daha bilinçli, daha farkında bir nesil yetiştirebilecek yetkinliğe ulaşırız hep beraber…

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s